Haber

Herkes Enflasyondan Şikayet Ediyor: Yüksek Enflasyondan Kim Faydalanıyor?

Yüksek enflasyon satın alma gücünü azaltır. 90’lı yıllarda bunu unuttuklarını düşünen Boomers ve Y Kuşağı da bunu hatırladı. X kuşağı bunu anladı ama Z kuşağı da öğrendi. En çok düşük gelirlileri etkilediği bilinen enflasyonun sabit gelirlileri yıprattığı da bir gerçek. Herkes bilinmezlikten şikayet ederken, patronlar da hem fiyatlama davranışlarından hem de fiyat artışlarından şikayetçi. Peki yüksek enflasyondan en çok kim yararlanıyor? Enflasyon maaş artışları yoluyla personele mi fayda sağlıyor, yoksa sosyal yardımlar kâr yoluyla işverene mi fayda sağlıyor?

Kaynak:https://tr.euronews.com/2023/10/24/en…

İSO 500 olarak adlandırılan Türkiye’nin 500 büyük sanayi kuruluşu listelerinde gördüğümüz dev firmaların son 2 yıldaki kârlarına baktığımızda ne görmeliyiz? Yüzde 425 oranında artan kâr, çalışan başına maaş ve ücret hesaplandığında yüzde 125’e çıkıyor.

Yıl sonuna yaklaştıkça maaş ve ücret artışlarına ilişkin tartışmalar artarken, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ‘yüksek artışlar yüksek enflasyona yol açıyor’ dedi.

Türkiye’de özellikle 70’li yıllardan sonra yüksek seyreden enflasyon, 90’lı yılların en büyük yarasıydı. 2000’li yıllarda ise hem dünya hem de Türkiye konjonktüründe unutuldu. Ancak bu ‘yapısal’ bir sorundu ve dünya geri dönmeye hazırlanırken Türkiye’yi hazırlıksız yakaladı.

Ekonomiyi 2021’de enflasyona karşı savunmasız bırakan ekonomi politikalarının ardından Türkiye’de 2022’de son 20 yılın zirvesi görüldü.

Ekim 2022’de TÜİK TÜFE’de yıllık enflasyon yüzde 85,51 oldu. Yıl sonu enflasyonu TÜİK tarafından yüzde 64,3 olarak açıklanırken, alternatif veriler ENAG tarafından yüzde 137,55, İTO tarafından yüzde 92,97 ve TÜRK-İş tarafından yüzde 98,41 olarak açıklandı.

2022 yılına girerken asgari ücret, memur, emekli ve özel sektör maaşlarında önceki yıllara göre önemli artışlar yaşanırken, yıl ortası artış uygulaması da geri döndü.

Ancak Mayıs 2023 seçimlerinden sonra göreve gelen Bakan Mehmet Şimşek de açıklamalarında ‘ücret artışlarının artık böyle devam etmeyeceğini’ vurgulayarak dikkat çekti.

Mehmet Şimşek’in açıklamalarına gelen tepkiler arasında Kocaeli Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aziz Çelik incelemesinde,

OVP’de 2024 enflasyon hedefi olarak yüzde 33 yazdığın günlerde memurlara yüzde 26,5 zam veren sen değil misin? Enflasyon hedefi işinize geldiği zaman işe yarıyor ama işinize gelmediğinde o bile değil!

Gazeteci Alaattin Aktaş’ın da bir yorumu vardı.

Kafam karıştı! 2024 yılı için memurlara verilen zam yüzde 15 + yüzde 10 yani kümülatif yüzde 26,5’tir. TCMB’nin enflasyon tahmini ise %33. Yani şimdi %26,5, %33’ten büyük mü yoksa eşit mi? Anlayan varsa lütfen söylesin!

Ücret artışları enflasyona neden olurken enflasyon da fiyatları aşındırdı. Bunun için önceliğimiz enflasyonla mücadeleydi. Öte yandan patron enflasyonun yarattığı ortamdan da şikâyetçiydi. Peki timsah gözyaşları döken kimdi? Resmi veriler ne diyor? Uluslararası Para Fonu (IMF) bu konuyla ilgili yaptığı çalışmaların sonuçlarında ne dedi?

İstanbul Sanayi Odası’nın hazırladığı “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu – İSO 500” araştırmasında işverenlerin maaş ve fiyat ödemelerinin enflasyonla artan kârlarına yaklaşmadığı görüldü.

Listeye 2018 yılında giren 500 büyük sanayi şirketinin vergi öncesi kârının (FAVÖK) 63,5 milyar TL olduğu görülürken, 2021’de 219,5 milyar TL’ye, 2022’de ise 485,4 milyar TL’ye yükseldiği görüldü.

Aynı dönemde ‘çalışan başına aylık maaş ve ücret ödemesi’ de 6 bin 859 liradan 11 bin 500 liraya, ardından 20 bin 502 liraya çıktı.

Yıllık değişim oranlarında 500 büyük sanayi kuruluşunun kârı 2021-2022 ortasında yüzde 121 artarken, çalışan başına maaş ve ücret ödemeleri de yüzde 78 arttı. Son 2 yılda bu oranlar yüzde 425 ve yüzde 125 idi. 5 yıl boyunca bakıldığında asıl fark ortaya çıktı.

2017-2022 döneminde 500 büyük sanayi kuruluşunun kârı 5 yılda yüzde 815 arttı fark etmediğimiz ama çalışan başına ödenen maaş ve fiyatların sadece 5 yılda yüzde 250 artması herkesin dikkatini çekti .

Kâr, maaş ve enflasyon aynı tabloya konulduğunda ortaya çok farklı bir sanat eseri çıkıyor. Ressam burada diyor ki; Enflasyon arttıkça işverenlerin kârları daha hızlı artıyor. Ama maaşları ellerinden tutup birlikte yürüyorlar: “Kısacası İSO 500 verilerine göre yüksek enflasyon büyük şirketlerin yararınadır.”

İSO 500’ün dev şirketlerinin kârları 2018’de bir önceki yıla göre yüzde 19,7 artarken, çalışan başına maaşlar yüzde 17,3 arttı, enflasyon yüzde 20,3 olduğu için fark çok da büyük değil.

Hatta 2019 yılında enflasyon yüzde 11,8 olarak açıklanırken, çalışan maaşları yüzde 19,4 artarken, işveren karları da yüzde 3 azaldı.

Enflasyon canavara dönüştüğünde işler değişir. 2021’de yüzde 26,3 iken şirket kârı yüzde 137, maaşlar ise yüzde 26 arttı.

2022’de enflasyon yüzde 64,3, maaşlar yüzde 78,3 artıyor ama kârlar da yüzde 121,2 artıyor.

İSO 500 şirketlerinde ödenen maaş ve ücretlerin net katma değer içindeki payı da son yıllarda dikkat çekici bir şekilde azalıyor. 2019’da yüzde 52 olan pay, 2021’de yüzde 32’ye düşüyor.

TÜİK verilerine göre işgücünün milli gelir içindeki payı da son yıllarda aynı şekilde azalıyor.

Türkiye’nin 2022 Gayri Safi Yurt İçi Hasılası (GSYİH) 5 trilyon 11 milyar 776 milyon TL olurken, bunun yüzde 23,55’i iş gücü ödemelerine giderken, net faaliyet fazlası/karma gelirin payı ise yüzde 48,06 oldu. 2019 yılında işgücünün payı yüzde 31,3 iken sermayenin payı yüzde 42,7 oldu.

IMF, Temmuz 2023 tarihli raporunda Avrupa’daki enflasyonun en büyük nedeninin “şirket kârları” olduğunu belirtmişti.

Avrupa’da özellikle son 2 yıldır enflasyonun artmasının ana nedenlerinden biri şirket karları olurken, etkinin neredeyse yarı yarıya olduğu biliniyor. Hatta bazı ülkeler elektrik ve gıda şirketlerine vergilerle baskı yapıyor.

haber-yesilova.xyz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu